Bazı yolculuklara gidilecek yere varmak için değil, kendini bulmak için çıkılır. Büyük şehirlerde yaşayan modern insanın en büyük kâbusu olan hayatının değersiz olduğu kaygısının kaçınılmaz sonucu olan hayatın anlamını arama yolculuklarını anlatan filmleri bu liste ile derlemek istedim. Keyifli seyirler…

 

1-  All Is Lost (2013)

J.C. Chandor’ın senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı filmin başrolünde usta aktör Robert Redford bulunuyor. Tek mekânda, tek kişiyle ve tek kelime etmeden geçen film tüm bunlara karşın izleyicinin bir an olsun gözünü ekrandan alamayacağı kadar ilgi çekici bir yapım niteliğindedir. Hint Okyanusu’nu tek başına geçmeye çalışan bir adam, yatıyla geçirdiği kaza neticesinde bilincini kaybeder. Kazada telsiz, radyo ve navigasyon ekipmanını kaybettiği gibi bir de çok şiddetli bir fırtınanın tam ortasında kalır. Elinde hiçbir teknik donanım olmamasına karşın tecrübesi sayesinde her zorluğun yavaş yavaş üstesinden gelir gelmesine ancak yakınından geçmesini umut ettiği kurtarıcı gemi bir türlü ufukta görünmediği için mücadeleci denizcimiz gücünün sınırlarına dayanır. Alternatif sonu ile izleyiciye “Acaba gerçekten öyle mi oldu?” dedirten film, içsel yolculuğun en güzel örneklerinden biridir kanımca.

2-   A Walk In The Woods (2015)

Bill Bryson, karısı Catherine birlikte bir cenaze törenine katıldıktan sonra kısa bir yürüyüşe çıkar. Yaşının hayli ilerlemiş olması ve artık tanıdığı kimselerin cenazelerine gitmeye başlaması Bryson’ı gençliğinde gerçekleştirdiği uzun yolculukları tekrar yapabileceğine inandırır. Böylelikle yaşlı adam, Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu yakasını boydan boya kesen 3500 kilometre uzunluktaki patikayı tek başına yürüyebileceğini ve hayata sımsıkı tutunduğunu kendi kendine kanıtlamayı amaçlar. Ne var ki Bryson bu yolculuk için karısı Catherine’den izin koparamayınca bir yol arkadaşı edinmek zorunda kalır. Bryson bir anda kendini baş belası lise arkadaşı Stephen Katz’la aynı yolda bulur. Filmin yönetmeni Ken Kwapis iken başrollerinde Robert Redford ve Nick Nolte vardır.


3-    Wild (2014)

Cheryl yaşamak için gerekli motivasyonunu yitirmiş genç bir kadındır. Amaçsız hayatına bir anlam katabilmek için çareyi iç dünyasını keşfetmekte bulur. Bunun için de 1,100 millik bir yürüyüşe çıkmaya karar verir. Hayatını yeniden kurabilmek için çıktığı yolda genç kadını geçmişin izleri rahat bırakmaz. Cheryl’in devam edebilmesi için yola neden çıktığını zaman zaman kendine anımsatması gerekir. Cheryl hayatının en zor günlerini atlatabilmek için 1,100 mili yürümeye kararlıdır. Filmin başrolünde Reese Witherspoon vardır.

4-   The Way (2010)

Tom, Saint James’in Yolu ismiyle bilinen Camino de Santiago’da yürürken çıkan fırtına nedeniyle hayatını kaybeden oğlunun cenazesini almak için Fransa’ya gider. Ancak buraya geldikten sonra oğlunun yarım kalan yolculuğunu tamamlama isteği duyar.  Tom’a yolculuğu boyunca dünyanın dört bir yanından gelen başka yolcular eşlik eder. Her birinin kendine ait sorunları olması Tom’un hayatında aradığı anlamı bulmasına yardım eder. Filmin başrolünde Martin Sheen bulunmaktadır.

5-   Seven Years In Tibet (1997)

Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında geride hamile olan karısını bırakarak Himalayalar’a tırmanmaya giden bir dağcıdır. Harrer, Himalayalar’a vardıktan sonra savaş patlak verir ve Harrer için esirlik günleri başlar. Bir şekilde esir kampından kaçan Harrer ve arkadaşı, Tibet’te bulunan ve aslında yabancıların girmesinin yasak olduğu Lhasa’ya yerleşir. Burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama’yla tanışan Harrer bir yandan hiç görmediği oğlunu geride bırakarak çıktığı bu yolculuğun hesaplaşmasını yaparken bir yandan da Tibet halkının Çin’den gördüğü zulme tanık olur. Başrollerde Brad Pitt ve David Thewlis bulunmaktadır.

6-   The Bucket List (2007)

Milyoner Edward Cole ile araba tamircisi Carter Chambers’ın hayatları, kanser olduklarını öğrenmeleri ile bir hastane odasında kesişir. O andan itibaren artık yalnızca yaşamları boyunca yapmayı istedikleri şeyleri gerçekleştirmeye karar veren ikili uzun sürecek bir yolculuğa çıkar. Filmin başrollerinde Jack Nicholson ve Morgan Freeman bulunmaktadır.

7-   The Secret Life of Walter Mitty (2013)

Walter Mitty, Life adlı bir derginin fotoğraf arşivinde çalışan, iç dünyası çok gelişmiş ancak dışarıdan bir o kadar renksiz görünen biridir. Derginin yayın hayatına dijital ortamda devam etmesine karar verilmesi ile Walter Mitty’nin dergideki görevi tehlikeye girer. Mitty’nin derginin basılı son sayısında yayımlanacak bir fotoğrafı kaybetmesiyle yalnızca kafasının içinde yaşadığı inanılmaz maceralar gerçeğe dönüşecektir. Filmde Ben Stiller’e -yağlı saçlarına karşın- karizmasının doruklarındaki Sean Penn gizemli bir şekilde yoldaşlık eder.

8-   Motorcycle Diaries (2004)  

Küba Devrimi’nin en büyük kahramanlarından olan Ernesto Che Guavera’nın gerçek hayat hikayesinin anlatıldığı film, Che Guavera’nın siyasi düşüncelerinin temelinin atıldığı bir yolculuğu beyaz perdeye taşır. Che Guavera’ya bu yolculukta en yakın arkadaşı biyokimyacı Alberto Granado eşlik eder. İkili beraber çıktıkları motosiklet turunda bildiklerinden çok farklı bir Latin Amerika ile yüzleşirler. Cüzzam hastalığından, çarpık kentleşme ve adaletsizliklere kadar karşılaştıkları zorluklara göğüs geren iki gencin geleceğini yaşadıkları bu olaylar belirler. Filmin başrollerinde Gael García Bernal ve Rodrigo de la Serna vardır.

9-   Into the Wild (2007)

Filmde, Christopher McCandless’e ait biyografik ögeler içeren, hayatta kalma mücadelesi anlatılmaktadır. Christopher McCandless, bir şeylerin yanlış gittiğine inanarak, sahip olduğu her şeyi geride bırakıp Kuzey Amerika’yı geçmeye karar vermiş ve Alaska’ya kadar yaşadığı serüveni günlüğüne not etmiş bir gezgindir. Bu günlükler Jon Krakauer tarafından kitaplaştırılmış ve Sean Penn tarafından beyazperdeye uyarlanmıştır. Film, insan ve doğanın birlikte yaşam mücadelesini çok güzel işlemiş ve çok trajik bir sonla izleyicinin bam telini titretmiştir. Filmin başrollerinde Emile Hirsch ve Vince Vaughn bulunmaktadır.

10-   One Week (2008)

Benjamin Gerald mesleğini sevmeyen bir öğretmendir. Sınav kağıdı okumak dışında bir amacı olduğunu düşünmeye başlayan Gerald, bir doktor görüşmesi sonrasında aldığı haberle hayatını değiştirmeye karar verir ve kendini yeni bir macerada bulur. Filmin başrollerinde Joshua Jackson, Liane Balaban ve Campbell Scott bulunmaktadır.

11-   Out Of Africa (1985)

Film, Meryl Streep’in “Afrika’da bir çiftliğim vardı.” cümlesiyle başlar ve sizi Afrika’nın eşsiz doğasına götürür. Film bittiğinde ise kalbinizin Afrika’da attığını düşünürsünüz. Karen Dinesen, Danimarka’da yaşayan ve oldukça varlıklı bir aileden gelen genç bir kadındır. Karen bir gün arkadaşı Bror’a alelade bir şekilde evlenme teklif eder. Bu soru üzerine hayatlarının değişeceğini hisseden Bror biraz tereddüt etse de teklifi kabul eder ve düğünlerinden kısa bir süre sonra çift Afrika’ya taşınmaya karar verir. Afrika’daki yaşam Karen için hiç de umduğu gibi gitmez ve onu çok büyük aşklar ve çok büyük yıkımlar bekler. Filmin başrollerinde Meryl Streep ve Robert Redford bulunmaktadır.

Yazar Hakkında

Ezgi Ulukoca

15 Şubat 1984’te Eskişehir’de doğdu. Ertesi gün hava çok soğuktu, evden çıkmadı. Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu, avukattır. Sinema ve edebiyat ile ilgilenir. Seyahat etmeyi, bir de çillerini çok sever. Ayaklarının altından gıdıklanır, viskiyle arası yoktur. Kerevize bayılır.

Yazarın Diğer Yazıları

1 Yorum

  1. Avatar
    Furkan

    Bu filmlerden The Secret Life Of Walter Mitty ve Into The Wild izledim sadece, iki filmde muazzamdı. Harika bir başlık olmuş, listedeki tüm filmleri izleyip fikrimi belirteceğim.Şimdiden ellerinize sağlık.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.