Haberler

SaturDox Belgesel Buluşmaları 11. Yılında

Direnmek ve Hatırlamak Üzerine!

Depo ile Documentarist’in işbirliğiyle 2010 yılında başlayan SaturDox Belgesel Buluşmaları, bu sene 11’inci yılında izleyicisiyle buluşuyor. 29 Şubat – 9 Mayıs 2020 tarihleri arasında düzenlenecek etkinlikte toplumsal hafızayı korumayı amaçlayan belgeseller gösterilecek. Program kapsamında uzman konuklarla Şili, Mısır ve Türkiye deneyimleriyle ilgili üç tane de söyleşi gerçekleşecek. Gösterimlerin tamamı saat 19.00’da Depo’da yapılacak.

 

SaturDox Belgesel Buluşmaları’ndan Mesaj Var!

Dünyada ve Türkiye’de iktidarların baskıcı uygulamalarının giderek arttığı, ağır hak ihlallerinin sıradanlaştığı, kısaca karanlığın koyulaştığı bir dönemde, buna direnmek için güç toplamanın bir yolu, farklı tarihsel dönem ve coğrafyalarda yaşanmış benzer direnişleri hatırlamaktan geçiyor. Bu amaçla başvurabileceğimiz en önemli araçlardan biri de, toplumsal hafızayı korumaya adanmış nitelikli belgeseller. SaturDox Belgesel Buluşmaları 11. yılında, 12 Eylül askerî darbesinin 40. yıldönümü vesilesiyle, dünya çapında dikta rejimlerine karşı direnenlerin hikâyelerine odaklanıyor. Festivallerde ses getirmiş altı önemli belgeselden oluşan programda, dünyanın dört bir yanından, Şili, Uruguay, Mısır, İran, Yunanistan, İsveç ve Türkiye’den örneklerle dikta rejimlerine ve faşizme karşı verilen mücadeleleri izleyeceğiz. Program kapsamında uzman konuklarla Şili, Mısır ve Türkiye deneyimleriyle ilgili üç tane de söyleşi gerçekleşecek. Askerî veya sivil darbe rejimlerine, cezasızlığa, sağ popülist politikalarla körüklenen faşizme karşı direniş insan kalma mücadelesinin ayrılmaz bir parçası. Bu filmlerin gösterdiği gibi geçmişte de böyleydi, bugün daha da öyle. Nitekim bugün tüm baskı ve sindirmelere rağmen, tarihte görülmemiş yaygınlıkta bir isyan ateşi dünyanın her tarafını sarmış durumda. Karanlık bir tünelden geçerken, yolumuzu aydınlatanları tanımak ve anmak için 11. SaturDox gösterimlerinde buluşalım!

Gösterim programını aşağıdan görebilirsiniz

29 Şubat Cumartesi

Yargıç ve General
Yönetmenler: Patricio Lanfranco, Elizabeth Farnsworth
ABD-Şili, 2008, 84’
Konuk: Murat Çelikkan (Hakikat Adalet Hafıza Merkezi)

Yargıç Juan Guzmán 1998 yılında Şili’nin eski diktatörü General Augusto Pinochet’ye karşı açılan ilk davalara bakmakla görevlendirildiğinde, kimsenin fazla bir beklentisi yoktu. Guzmán Pinochet’nin demokratik bir seçimle iktidara gelen Salvador Allende’ye karşı 1973’te gerçekleştirdiği darbeyi desteklemiş ve diktatörlük döneminde yargıçlık yapmıştı. Filmin yönetmenleri, Guzmán’ın kendi ifadesiyle “uçurum”a inip hem geçmişin hem de yaşanan trajedideki kendi payını keşfedişinin izni sürüyor.

14 Mart Cumartesi

Kollontai, Direniş Üzerine Notlar
Yönetmen: Nicolas Mendez Casariego
Arjantin, 2018, 118’

Buenos Aires, 1975. Sürgünde yaşayan Uruguaylı militanlar gizli bir kongre düzenler. Amaçları bir parti kurup Uruguay’a dönmek ve Bordaberry diktatörlüğüne karşı direnişi örgütlemektir. Bu şekilde başlayan “Alejandra Seferi”, yüzlerce Uruguaylı ile iletişime geçilmesini sağlayacak ve kıtadaki diktatörlüklere karşı direnişin dönüm noktalarından biri olacaktır.

28 Mart Cumartesi

Dalgalar
Yönetmen: Ahmed Nour
Mısır, 2013, 71’
Konuk: Fulya Atacan (Akademisyen)

Yönetmen, belgesel çekimleri, arşiv görüntüleri, canlandırma sahneler, aile bireylerini temsil eden canlandırma karakterler ve kendi dış sesinin sanatsal bir bileşimini kullanarak hem kendisinin hem de Mübarek’in iktidara geldiği 80’lerin başlarında dünyaya gelen kendi kuşağının ve ayrıca kıyıda kalmış kenti Süveyş’in hikâyesini anlatıyor. Mısır’ın kanalıyla ünlü kenti, devrim kıvılcımının çaktığı ilk şehir olmuştu, bu nedenle “Mısır devriminin alevi” olarak nam salmıştı.

11 Nisan Cumartesi

Hayır Diyenler
Yönetmen: Nima Sarvestani
İsveç-Almanya, 2014, 90’

Onlarca yıllık sessizlikten sonra kitlesel bir vahşetten kurtulanlar ve kurbanların yakınları bir Halk Mahkemesi kurarlar. İran rejimi tarafından islenen bir suça tanıklık edeceklerdir, bu 25 yılı aşkın süredir halktan saklanan bir suçtur. Bu suçlardan sorumlu olan kişiler şu anda İran’da yüksek yerlerdedir. Kurtulan bazı kişilerin çabaları olmasa sırları güvende olacaktı. 2013 yılında, uluslararası bir mahkeme olan Iran Mahkemesi Lahey Adalet Divanı’na çağırılır. Bu onların İran’ı insanlığa karsı işlediği suçlar için mahkemeye verme şansıdır. ‘‘Hayır Diyenler’’ susmayı reddeden, mahkemede hikâyelerini anlatma hakkı için mücadele eden insanlar hakkında bir film.

25 Nisan Cumartesi

Antifaşistler
Yönetmenler: Patrik Öberg, Emil Ramos
İsveç, 2017, 75’

Avrupa sokaklarında düşük yoğunluklu bir savaş yaşanıyor, hedefi ise faşizm. Belgesel, antifaşistler olarak bilinen militan grupların yüz maskelerinin arkasındakini gösteriyor. 2013’te Stockholm’de bir grup silahlı nazi barışçıl bir gösteriye saldırıp birçok kişiyi yaraladı. Yunanistan’da neo-nazi Altın Şafak seçimlerden ülkenin üçüncü büyük partisi olarak çıktı. Malmö’de de Showan Shattak adlı bir aktivist arkadaşlarıyla birlikte bir grup nazinin bıçaklı saldırısına uğradı ve komaya girdi. Yunanistan ve İsveç’teki antifaşistleri anlatan filmde, radikal siyasi anlayışlarını açıklayan önemli isimlerle tanışırken, militanlıklarını ve şiddetle ilişkilerini de sorgulama şansı buluyoruz.

9 Mayıs Cumartesi

Uçurumun Kıyısında Türkiye
Yönetmen: İmre Azem
Türkiye, 2015, 53’
Konuk: İsmet Akça (Akademisyen)

2013 Haziran ayındaki Gezi direnişinden sonra geçen dört sene içinde Türkiye’de büyük politik ve sosyal değişimler yaşandı. Yönetmen İmre Azem, Gezi’den 15 Temmuz darbe girişimine, onu takip eden OHAL ve sonrasında16 Nisan 2017 referandumuna uzanan süreci demokrasi mücadelesi veren dört karakter üzerinden anlatıyor: kent hakkı aktivisti Deniz Özgür; Gezi’nin Mücella ablası Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı; Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat; ve KHK ile işinden atılan ilk akademisyenlerden mimar Gül Köksal.

Kaynak: Depo  

Ekin Taneri
1991 Şubat’ında Ankara’da doğdu. Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü mezunu. Uykusuz gecelerin insanı. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Sanat ve Tasarım yüksek lisansı ile cebelleşmekte. Hayata kadraj arkasından bakmayı sever. Robert Mapplethorpe ile özel bir bağı var. Çocukluğundan beri filmlere karşı özel bir tutku duyuyor. Şu sıralar part time reklamcı, part time ninja olarak hayatını sürdürüyor.

Yorum yaz