Paul Thomas Anderson filmlerinde karakterler birçok benzerlikler taşır. Onlar yararsız ailelerden gelir, umutsuzca kabul görmek isterler, duygularına tamamen izin verirler ve daha bir çok şey… Ama özellikle öne çıkan benzerlik, yalnızlık duygusudur. Anderson’ın karakterleri başıboştur. Yalnız dünyalarında, bağlanmak için birisi ya da bir şey ararlar. Bu fikir, uzun / aşırı uzun çekim kullanımı ile görsel olarak ifade edilir. Ekranda sık sık bizi kaybolan karakterlerle baş başa bırakır. Bu nedenle söz konusu karakterle bağlantı kurmamız zorlaşır, kendimizden uzaklaşırız. İşte Anderson’ın uzun/aşırı uzun çekim kullandığı ilk altı uzun metrajlı filmine bir videoyla göz atalım:

Hard Eight(1996)

Boogie Nights (1997)

Magnolia (1999)

Punch-Drunk-Love (2002)

There Will Be Blood (2007)

The Master (2012)

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.