Biri fotoğrafımı çekiyorkenki gibi durdumAzıcık gülümsedim. Ve dünya bana gülümsedi.” 

     Edip Cansever

 

It’s a Wonderful Life (Frank Capra, 1946)

Philip Van Doren Stern’in The Greatest Gift adlı öyküsünden beyazperdeye uyarlanan filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini Frank Capra üstlenmiştir. Amerikan Film Enstitüsü tarafından oluşturulan tüm zamanların en iyi filmleri listesinin 20. sırasında yer alan film, fantastik komedi – drama türündedir. Filmin başrolünde benim de defalarca kez bu platformda filmlerini tanıttığım James Stewart var. Stewart’a Donna Reed, Lionel Barrymore ve Henry Travers eşlik ediyor. Film beş dalda Oscar’a aday gösterilmesine karşın ne yazık ki hiçbirini kazanamamış, o yıl çok güçlü bir aday olan The Best Years of Our Lives (1946) filmi neredeyse Oscar’ların tamamını almıştır.

Filmde James Stewart’ın canlandırdığı George Bailey, babasından devraldığı konut ve finans şirketini işletmektedir. Kulağa pek inandırıcı gelmese de -adı üstünde fantastik film- Bailey neredeyse tüm kasabalıyı ev sahibi yapmış, iyi yürekli bir iş adamıdır. Ne var ki iyi yürekli iş adamımızın bir de kötü yürekli banker düşmanı vardır. Banker Henry F. Potter, Bailey’i bitirmek için aradığı fırsatı nihayet ele geçirmiştir. İflasın eşiğine gelen Bailey kurtuluşu intihar etmekte görür. Dünyaya gelmiş olmasının kimse için bir şey ifade etmediğini düşünen Bailey kendini öldürmek üzereyken, karşısına bir melek çıkar. Bu melek Bailey’e, hayata hiç gelmeseydi, dünyanın nasıl bir yer olacağını gösterir. Bailey gördükleri karşısında önemsiz olduğunu düşündüğü yaşamında, aslında çevresindeki insanlar için ne denli büyük etkiler yarattığını görür. Hepimizin kendimizi önemsiz ve değersiz hissettiği zamanlar olmuştur. İşte böyle anlarda, yanımızda her zaman kendileri için çok değerli olduğumuzu hissettirecek insanlar olması dileğiyle…

 

My Neighbor Totoro (Hayao Miyazaki, 1988)

 

Hayao Miyazaki Usta’nın sonradan Studio Ghibli’nin maskotu olan Totoro’yu yarattığı Japon animasyon filmidir. Filmin yönetmenliğinin yanı sıra senaryosu da Hayao Miyazaki’ye aittir. Totoro, Miyazaki’nin en çok sevilen ve bilinen kahramanı olmuştur. Masumiyetiyle dünya çapında haklı bir hayran kitlesi edinen Totoro’ya South Park’tan, Sponge Bob ve Toy Story 3’e kadar pek çok yapımda selam çakılmıştır. Ayrıca filmdeki kediotobüs fikrini bulan Miyazaki herhalde bu buluşu ile cenneti garantilemiştir.

İki küçük kız kardeş olan Satsuki ve Mei hastanede yatan annelerine daha yakın olmak için babalarıyla birlikte kırsalda bulunan eski bir eve taşınırlar. Satsuki ve Mei daha ilk günden evi kendine mesken tutan ruhların farkına varırlar. Ancak bu yeni evde babalarıyla birlikte mutlu olmaya başlamalarıyla birlikte bu ruhlar evi terk eder. Mei bir gün evlerinin yanındaki kırda gezerken çimenlerin arasında bir çift kulak görür ve onu takip eder. Bu kulaklar Mei’yi iyi yürekli koruyucu Totoro’yla tanıştıracaktır. Mei, Totoro ve ailesiyle tanışmıştır ancak ne yazık ki Totoro’yu ondan başka görebilen biri yoktur. Satsuki ve Mei yağmurlu bir günde babalarının işten dönmesini beklerken birden Totoro belirir ve Satsuki de ilk kez Totoro’yu burada görür. Totoro artık bu iki küçük kızın koruyucusudur. Küçük kızların anneleri iyileşip de evlerine döndükten sonra da Totoro ve arkadaşları Satsuki ve Mei’nin görünmez kahramanları olacaktır.

 

Ezgi Ulukoca

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.